BM Temsilcisi Holguín'den Kıbrıs'ta güven artırıcı adımlar için somut iş birliği vurgusu
BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, taraflara müzakere yönteminde uzlaşma ve güven yaratıcı önlemleri hayata geçirme çağrısı yaptı. Holguín, iki yıldır geçiş noktası ve mayın temizliği gibi konularda anlaşılamamasını sorguladı.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín, adadaki liderlere müzakere yöntemi konusunda uzlaşma ve güven artırıcı önlemlerin uygulanması için somut adım atma çağrısında bulundu. Holguín, siyasi iradenin ancak somut iş birliğiyle ortaya konulabileceğini ifade etti.
Haberler.com'da yayınlanan habere göre, Holguín ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, müzakerelerin kurallarını belirlemenin çözümün içeriğini müzakere etmekten farklı bir süreç olduğunu vurguladı. Son dönemde sıkça tartışılan yöntem, özlü konular ve güven artırıcı önlemler arasındaki ayrımın netleştirilmesi gerektiğini belirten Holguín, bu kavramların karıştırılmasının gelecekteki görüşmelere yön verecek ortak kurallar üzerinde anlaşmayı engellediğini söyledi.
BM'nin tüm çabalarının Kıbrıs sorununda kalıcı çözüm için uygun ortam yaratmayı hedeflediğini aktaran Holguín, Genel Sekreter'in adayı ziyaret ederek müzakerelerin yeniden başlamasını teşvik ettiğini hatırlattı. Bununla birlikte resmi görüşmeleri yeniden başlatma kararının liderlere ait olduğunu vurgulayan Holguín, BM'nin müzakere sürecinin olmadığı dönemde de adadaki varlığını sürdürerek taraflara destek olmaya hazır olduğunu dile getirdi.
Holguín, örgütün toplumlar arasındaki temasların korunmasına ve gelecekteki çözümü şekillendirecek liderler arasında köprüler kurulmasına katkı sağladığını belirtti. Teknik komitelerin çalışmalarını iş birliğinin başarılı bir örneği olarak gösteren Holguín, bu çalışmaların BM'nin adadaki öncelikleri arasında yer almaya devam edeceğini kaydetti.
Holguín'in açıklamasındaki en dikkat çekici değerlendirme, günlük yaşamı kolaylaştırabilecek konularda son iki yıldır uzlaşı sağlanamamasına yönelik oldu. Tarafların iletişimi kolaylaştıracak yeni bir geçiş noktası, mayın temizliği veya plastik kirliliğiyle ortak mücadele gibi alanlarda anlaşamadığını ifade eden Holguín, bu konularda uzlaşma sağlanamazken onlarca yıllık bölünmüşlüğü aşacak siyasi, ekonomik ve sosyal model üzerinde nasıl anlaşılabileceğini sorguladı.
Toplumlar arasındaki uzaklaşmanın her geçen gün arttığına dikkati çeken Holguín, güven artırıcı önlemlerin hem güvenin tesisi hem de gerçek siyasi iradenin gösterilmesi açısından kritik olduğunu söyledi. Bu önlemlerin tarafların birlikte çalışmasına ve iş birliğini geliştirmesine olanak tanıyacağını belirten Holguín, güven artırıcı önlemler ve müzakere yönteminin liderler tarafından ele alınarak karara bağlanması gerektiğini ifade etti.
Holguín, liderleri ve müzakerecileri haftalık toplantılarında müzakere yöntemini görüşmeye davet ettiklerini açıkladı. Bunun tali bir konu olmadığını belirten Holguín, görüşmelerin yürütülme biçiminin başarı açısından belirleyici olduğunu vurguladı. Usul üzerinde anlaşmanın tarafların pozisyonlarından vazgeçmesi veya özlü konulara ilişkin vizyonunu değiştirmesi anlamına gelmediğini kaydeden Holguín, çözümün içeriğine yönelik görüşler ile bu görüşleri müzakere etmek için gereken kuralların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Holguín'in açıklamasına göre yöntem, gündemin nasıl müzakere edileceğini; özlü konular ise neyin müzakere edileceğini belirliyor. Farklı ancak birbirini tamamlayan bu iki alan arasındaki ayrımın korunması, esas görüşmelere yön verecek ve her iki tarafın uyması gereken kuralların oluşturulması açısından önem taşıyor.
İşlevsel bir yöntem üzerinde uzlaşılmasının müzakerelerin temel ilkelerinin belirlenmesine de imkan tanıyacağını söyleyen Holguín, bu ilkeler arasında bütün konularda uzlaşılmadan tek tek başlıklarda varılan anlaşmaların nihai sayılmaması, bazı anlaşmaların erken uygulanması, sürecin gizliliği ve ilerlemenin kamuoyuna nasıl aktarılacağını sıraladı. Holguín, bu başlıkların üzerinde anlaşılmış kararlar değil, tarafların yöntem görüşmelerinde belirleyebileceği ilkeler olduğunu ifade etti.
Holguín, usul kurallarında anlaşmanın başlı başına bir siyasi irade göstergesi olduğunu belirterek, böyle bir uzlaşının tarafların diyaloğa girme isteğinin ve ilerlemeye hazır olup olmadıklarının ölçüsü olacağını kaydetti.
BM'nin yaklaşık on yıl önceki müzakere süreçlerinde sağlanan yakınlaşmaları derlemek için çalışma yürüttüğünü açıklayan Holguín, tarafların geçmişte müzakere edilen konuları bildiğini ve ilgili belgelerin kendi arşivlerinde bulunduğunu hatırlattı. Resmi müzakereler yeniden başladığında yararlı olabilecek belgelerin gözden geçirildiğini belirten Holguín, hazırlanan derlemenin görüşmeler başladığında sunulacağını bildirdi. Yeni tartışmalara ve ilave gerilemelere yol açabilecek herhangi bir unsurun ortaya konulmayacağını vurguladı.
Holguín, kolaylaştırıcı olarak görev süresinin son gününe kadar çabalarını sürdüreceğini belirtti. İki yıldır Kıbrıs'a yaptığı ziyaretler ve her iki taraftan çok sayıda kişiyle gerçekleştirdiği görüşmeler sonrasında kapsamlı anlaşmaya ulaşılmasının hala mümkün olduğuna kesinlikle inandığını söyledi. Liderleri, adanın onlarca yıllık karşı karşıya gelişi, bölünmüşlüğü ve toplumlar arasındaki artan uzaklaşmayı aşmasını sağlayacak uzun vadeli kararlar almaya teşvik etmeyi sürdüreceğini kaydeden Holguín, liderlerin önündeki somut görevleri yöntem üzerinde uzlaşmak, güven artırıcı önlemleri uygulamak ve birlikte çalışabileceklerini göstermek olarak sıraladı.
TürkAta Haber Ajansı
Muğla Gündemi